4697 sayılı kanun bireysel emeklilik sisteminde katılımcılar tarafından ödenen prim, aidat ve katkı paylarının belirli ölçülerde katılımcıların gelir vergisi matrahından indirilmesini öngörmektedir. Bu düzenleme ile katılımcıların vergi ödemelerinin azaltılması yoluyla sistem teşvik edilmektedir. Bu teşvikleri 3 ana başlıkta toplayabiliriz[1].
1- Ücret Geliri Elde Edenlerle İlgili Düzenlemeler
2- Yıllık Beyanname Veren Mükelleflerle İlgili Düzenlemeler
3- İşverenle İlgili Düzenlemeler
Gelir Vergisi Kanunu'nun 4697 sayılı Kanun'la değişmeden önceki hükme göre, şahıs sigorta primlerin gayrisafi ücret tutarından indirilebilmesi için[2]:
1- Şahıs sigorta şirketlerine ödenen şahıs sigorta primlerinin, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait olması,
2- Sigorta şirketinin Türkiye'de kain ve merkezinin Türkiye'de olması,
3- Sigorta mukavelesinin bu nitelikteki şirketlerle yapılması,
4- Sigorta priminin ödenmiş olduğunun, sigorta şirketi tarafından verilen fatura veya makbuz asılları ile belgelendirilmesi,
5- Sigorta priminin ödendiği ayda elde edilen ücret üzerinden kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarına (Emekli Sandığı, Sosyal Sigorta Kurumu veya 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre kurulan özel emekli sandıklarına) hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan prim veya aidatın aylık tutarını aşmaması, gerekmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder